Düşünce Akademisi Yılın Son Dersleriyle Bu Hafta Sona Erdi

Yılın son düşünce akademisinin ilk dersinde yer alan Ferhat Kentel şimdiye kadar yaptığımız dersleri kısaca özetleyerek derse başladı. Ardından örnekler üzerinden üzerinden refleksif düşünceyi, subjektif yargıyı ve modernite gibi kavramları anlattı. Daha sonra Kant’ın kurduğu bilimsel ve estetik yargıya değinerek Scott Lash’ın risk kültüründen de bahsetti. Derse Gujarat’taki katliamı anlatarak devam eden Kentel, o dönemde İslam’ın yükselişte olmasının Müslümanları rehavete sürüklediğini söyledi. Bir Hindu tapınağını yıkıp yerine cami yaptılar. Daha sonra 1900lere gelindiğinde Hindular içlerindeki bazı insanlar tarafından galeyana getirilerek biz de onların camisini yıkacağız deyip Müslümanları katlettiler. Kaç yıl sonra orada kendi mabetleri olduğunu keşfetmeleri hayli ilginç. İşte bu yakın çağ, modern zamanlar böyle bir milliyetçilik çıkarıyor. Bu kadar modern bir zamanda ne oldu da böyle oldu?Neden yapıcı değil de yıkıcı bir tutum sergilendi ?Moderniteyle beraber kafamızı ikiye ayırma zorunluluğu hayatımıza girdi. Halbuki hepimizin birbirimize ihtiyacı var diyen Kentel, salondan gelen soruları cevaplayarak dersini bitirdi.

Düşünce Akademisinin ikinci dersinde yer alan Berdal Aral, insan hakları konusuna değinerek dersine başladı. Aral, 3 temel miras olarak adlandırılan, insan hakları doğuştan vardır, insan hakları devredilemez ve insan hakları yasayla sınanabilir olgularını anlatarak dersine devam etti. Immanuel Kant’ın kategorik buyruk kavramına anlatan Aral, geçerli hukukun iktidar buyrukları benzerdir, egemen güç yaptırımlarla güvence sağlar dedi. Konuşmasının sonlarına doğru “self-determination” kavramını anlattı ve bu bağlamdaki temel haklardan bahsetti. Her halk istediği politikayı geliştirebilir, her halkı temsil eden iktidar vardır, eğer ortada bir toprak uyuşmazlığı varsa halka soralım, diyerek bu olgular üzerine konuşuldu ve gelen sorularla ders sonlandı.