Düşünce Akademisi’nde Bu Hafta

Bu haftaki Düşünce Akademisinin ilk dersinde Ahmet Said Öner öncelikli meselelere kaldığı yerden devam etti. Batının 11 Eylül ile yeni bir dünya düzeni kurduğunu, asıl amacının “İslamafobia” oluşturmak olduğunu söyledi. Ardından yönetime dahil edilmeyen Müslümanların yaşadıklarını anlattı. Batının Müslümanlara uyguladığı berbat yaptırımları anlatan Öner, bu yaptırımlar sonucunda küçük devletçiklerin çıktığını söyledi. Örnek olarak da bu küçük devletçiklere Afganistan, Suriye, Mısır, Cezayir, Irak gibi devletleri verdi. Ve bu devletlerin tamamen batının elinde olduklarını belirterek, batının bu devletlere istediği gibi müdahale ettiğini söyleyen Öner ikinci önemli dalgaya geçti.

1945’te kırdan kente göç ile insanlar köydeki akrabalık ilişkilerini şehirde de yaşatacak dernekler, cemaatler inşa ettiler. Ve çalışmalar kentte bir zemin buldu. Bu çalışmanın hem olumlu hem de olumsuz olduğunu söyledi.

Bizlerin entelektüel derinliğin yanında bilgiyi iyi kullanmamız gerektiğini vurguladı. Bizler her yeni dediğimiz şeylerin hepsini şeriat süzgecinden geçmeden kullanmamalı, herkes kendi tarihi ve orijini üzerinde büyümelidir dedi. İslam, şeriat yenilik diyoruz ama artık söylem bahsine de girmeli ve o cümleyi dolduracak pratikler bırakılmalı. Şuan Müslümanların bir söylem problemi olduğundan bahseden Öner, ilmi derinliğimiz olmazsa söylemle bir yere varamayız dedi. Ardından en önemli meselenin dini bir otorite olmamasını söyleyen Öner, kimsenin birbirini yönetmeye kalkmamasını, işin ehline bırakılması gerektiğini söyledikten sonra, İslam alemi ulemasız, alimsiz olmaz dedi.

Öner, ümmet birliğine ulaşmamız için görülen 3 temel sorunu(tekelleşme, kuşatıcılık, durgunluk çözüme ulaştırmamız gerektiğini belirtti. Bunu da sağlayacak olanlar da dertli, kaygılı, bağımsız ve yalnız Müslümandır.

Ümit Horozcu akademinin ikinci dersine öğrencilere bir test yaparak başladı ve devamında konu ile ilgili bazı kelimeler olan özsaygı, özyeterlilik, narsizm ve mütevazılık kavramlarının altını çizerek, bu kavramları birbirinden ayıran farklılıklarına değindi. Kibrin, Allah’ın şirkten sonra önemsediği 2. büyük mevzu olduğunu söyleyen Horozcu, Allah-u Teala kibir istemiyor, herkesin kul gibi davranmasını istiyor, önce Allah’a sonra insana sonra da yaratılmış olan tüm mahlukata karşı kibirli olmamamızı istiyor dedi.